HAMİLE BİR ANNE ADAYININ BAŞARI HİKAYELERİ…

GY: 50.00 NET
GK: 50.25 NET
P3 PUANI: 93.80
YDS:65

09 Nisan 2022 1.910 views 0

Bölüm: Maliye

Giriş Yılı: 2020

Kaçıncı Hazırlanış: 1

GY Net: 50.00

GK Net: 50.25

P3 Puanı: 93.80

Genel Sıralama: 792

P3 Branş Sıralaması: 2

YDS Puanı: 65

Arkadaşımız B grubundan hazırlanmış. A grubu alan sınavına ise öylesine girmiş. Haliyle o puan türünden düşük almış. Kaç puan aldığını sormadım…

Geçen yıllara bakıldığında ise 93.80 düz memurluk için gayet iyi bir puan. Ve arkadaşımızın YDS puanı da var.

Maliye mezunu ve sınavın son aylarında zor bir hamilelik geçiriyor. Öncesinde de yine kendi çabalarıyla sıfırdan yükselttiği 65 YDS puanı var.

Her şey bir kenara ben arkadaşımızın mücadele ruhunu gördüm ve KPSS dışı da kendini geliştirme çabasını gördüm. Yani işin en önemli kısmı olan “hayat başarısı”nı bence halletmiş. Kendisini tebrik ediyorum.

İşte bu tarz başarı hikayelerini sizinle paylaştıkça ve kendime de dönüp “Ne mücadeleler vermişsin vermeye de devam ediyorsun Semra” dedikçe diyorum ki: “Motivasyonum yok diye can sıkmak ne büyük şımarıklık!”

Çünkü bahane ararsanız bitmez…

Şimdi arkadaşımıza sorduğum soruları sizlere yöneltiyorum:

Benim sizde en çok merak ettiğim; işin motivasyon ve vakit ayırabilme kısmı. Evli olmak, hamile olmak veya çocuğunuz var mı bilmiyorum ama çocuğunuzun olması KPSS çalışmaya engel midir? Veya bu, aslında evliliklerde olması gerektiği gibi eşinizin desteğine mi bağlıdır?

Sınava Aralık ayının sonunda başlamıştım. O zamanlar çocuğum ve gebelik durumum yoktu. Motivasyon için açıkçası ilk önce “sınava neden hazırlandığınızı tam olarak bilmeniz gerektiğini bir amacınızın olması gerektiğini” düşündüğümü söyleyebilirim. Benim eşim skolyoz ameliyatlı. Özel sektörde 3.5 yıldır çalışıyor ve 2 yıldır zam alamıyordu. Fuar dönemleri geceli gündüzlü mesai yaptığında bile maaşı sabit kalıyordu.

İlk motivasyon kaynağım: Eşimi ve kendimi bu girdaptan kurtarıp çok daha iyi bir yaşam standartı oluşturup kendi hobi ve gelişimim için vakit ayırabilmekti. İşin en büyük kısmı ise sanırım hayal kurmak. Ben sınav sürecinde yürüyüşü hiç bırakmadım ve yürürken hep hayal kurdum. Sınava çok ciddi hazırlandım. Pandemi, ailesel sağlık problemleri ve sınavın son 3 ayı şiddetli mide bulantıları yaşadığım bir hamilelik geçirmeme rağmen “asla kendimle olan o yarışı” bırakmaya niyetim yoktu. Eğer aktivasyonu gerçekleştirmeden motivasyon beklerseniz zaten asla gelmiyor. Ben her zaman ilk yapmam gerekeni yaptım motivasyon arkasından geldi ve bolca hayal kurup kulaklarımı başka her şeye tıkadım.

Babamın yanında hastanede kalırken bile ağlayarak ders çalıştığımı hatırlıyorum. Tabi ki bu süreçte eşimin desteği olmadan olmazdı. Belki yaptığım bir yemeği 4 gün yedi, misafir kabul etmedi, haftalık evimi süpürmemde, kahvaltılarda, sofra toplamalarda hep destek oldu.

(Semra Dilekçi araya giriyor 🙂 İşte bunlar zaten olması gerekenler ama çoğunluk yapmadığı için… Ancak tabi ki fark ettiğim kadarıyla bu iki eş arasında gerçekten güzel bir dayanışma var. İşte olması gereken… Eğer olmuyorsa zaten, sorgulanmalı! Allah bozmasın bu çiftimizin düzenini. Bebişleriyle sağlıklı, mutlu, hayırlı ömürleri olsun inşallah… Yalnız bu süreçte bazen misafir kabul etmemek kral hareket 🙂 )

Bu puanı alabilmek için günde ortalama kaç saat çalıştınız? İlk defa mı hazırlandınız? Ve mesela bir dersten birden fazla video izleyebilme fırsatınız oldu mu?

Ortalama saat diye bir kavramım yoktu açıkçası. Yemek, temizlik ve spor harici tüm vaktimi ders çalışmaya ayırdım. Dershaneye yazılmıştım ama pandemiden dolayı 1 aydan sonra evde çalışmaya devam ettim. İlk defa ciddi hazırlandım. 2018’de girmiştim fakat sadece sınava 1 ay kala video izleyerek girmiştim.

Ben ilk önce Ramazan Yetgin ile başladım. Başlarda en büyük hatam, nasılsa yapıyorum diyerek Türkçe ve Matematik derslerine bakmamak oldu.

Benim Hocam’da Zeynep Hocanın KPSS’ye nasıl çalışılır videolarına baktım. Konuları bitirip soru çözüyordum ve birkaç hafta sonra tekrar başka bir kitabın baştaki konusunu çözüyordum. Böylelikle benim için konuları unutmak gibi bir problem hiç olmadı.

Çözemediğim soruları Semra Hocamdan görerek bir kutuda biriktirdim fırsatım olduğunda birisine sordurdum ve Cumartesi veya Pazar muhakkak baştan çözüp yapabildiklerimi attım.

Sonrasında netlerim sabit kaldı. Türkçe ve Matematik’e çalışmamakla büyük hata yaptığımı çok şükür ki çalışma esnasında fark ettim. Bu derslere de başladım. Matematik’te sadece eksik olduğum konuları dinledim ve yapamadığım soruları deftere yapıştırıp hafta sonu tekrar kendim çözmeye çalıştım.

Türkçede de genelde soru çözümü üzerinden gittim. Genel Kültür derslerinde de kaynaklarım azalmaya başladığında ve son 3 ay mide bulantımdan dolayı çok masaya oturamadığımda baştan farklı hocalardan dinledim ve tekrar tekrar dinlemenin gerçekten çok büyük faydasını gördüm (Semra Dilekçi araya giriyor: Ben de astım olup nefes alamaya alamaya yattığım yerden video dinliyordum. Ne günlerdi…)

65 YDS puanınız var. Ve bunu da kurs olmadan sıfırdan halletmişsiniz. Bu bazı kurumlarda size büyük avantaj sağlayacaktır. Helal olsun diyelim ve tebrik edelim 🙂 Sorum şu: Bunu KPSS’den önce mi hallettiniz? Günde kaç saat çalışma ile kaç ayda hallettiniz? Bu konu hakkında da tavsiye verir misiniz? Ve örneğin günlük kelime ezberlediyseniz vs onları da yazar mısınız?

YDS için de en büyük motivem AİM memurluğunu düşünerek hazırlanmamdı. KPSS’den sonra dinlenmek istediğim için ve o sırada vaktim olduğu için KPSS’den önce YDS’yi halletim. Aralık YDS’de 65 puan aldım.

YDS’ye KPSS’den daha fazla çalıştığımı söyleyebilirim. Çünkü benim İngilizce temelim gerçekten sıfır bile değil eksilerdeydi. Bunu söyleme nedenimde yabancı dili hiçbir zaman sevememem ve kesin öğrenemem gözüyle bakmamdı.

Hazırlanırken açıkçası çok fazla nasıl çalışılır videosu izledim fakat o zaman hiç yararlı bir içerik bulamamıştım. Ben biraz deneme yanılma yoluyla çalıştım YDS’ye. Temmuz’da başladım ve Aralık’ta bitirdim çalışmamı.

İlk başlarda kelime defteri tuttum. Kursa gidecek imkanım yoktu YDS kitapları da hayli pahalı olduğu için 2. el kullanılmamış güncel bir soru bankası aldım. İnternetten konu anlatımı dinledim ama en çok faydası gramer için oldu. Spor yaparken bile YDS için soru çözümleri dinliyordum. Çünkü soruya nasıl yaklaşacağımı dahi bilmiyordum. En büyük eksiğim, yanlışlarımın neresinin yanlış olduğunu bilmiyordum ve o yüzden bir soru üzerinde fazlaca vakit kaybedebiliyordum. Ama bu durum böylelikle bana bir temel atmış oldu.

Daha sonra artık kelimeler biraz oturunca ve konu anlatımı izledikten sonra “reader at work 1-2” çevirisi yaptım. Başlarda resmen her sözcük için sözlüğe baktım daha sonra orta düzey makaleleri çevirebilir düzeye geldim. Fakat tavsiyem cümleyi değil kelimeyi çevirip cümleyi kendiniz kurmaya çalışın. Makale okumaya başladığımda ise sürekli çeviri yaptım ve çıkmış sorularla denemeler çözdüm.

Son olarak birkaç genel tavsiyede bulunuz musunuz?

Bu süreçte lütfen ama lütfen bir hayaliniz olsun, hırs değil azimle yürüyün. İnsanlara yardımcı olun ve yardımlaşın çünkü anlattığınız konuyu sonrasında en çok siz hatırlıyorsunuz.

İnsanlara kulak asmamayı ve bu süreçte biraz olsun sosyal hayatı bırakmayı deneyin. Ben çok daraldığımda (ki YDS’den sonra hemen KPSS’ye başladığım için çok yoğun bir tempodaydı) haftada 2-3 kere eşimle akşamları kahve içmeye veya bir yere oturmaya gidiyorduk. Ama onun harici ara vermelerim çok çok nadir oldu.

Hedefe odaklanın bol bol deneme çözün çünkü bu işin sırrı daha çok soru görmekte. Ben Genel Kültür kısmının bazı şıklarını okumadım bile cevabını çok iyi bildiğim için.

Ve herkesin de söylediği gibi işin asıl kısmı Genel Yetenek’te. Nasıl olsa biliyorum diye soru çözmeyi asla ihmal etmeyin.

Bu arada sınav tamamen çalışma ve daha çok şey bilme sınavı değil. Sınav anındaki stres size her şeyi yaptırabilir. Ben diğer sınavlarımda heyecandan bayılıyordum ama bu sınavda kendimi öncesinde şartladım ve çok dua ederek girdim. Sınav esnasında Matematikten 5 boşum vardı geriye döndüğümde 20 dk kalmıştı kodlama yapmamıştım bile. Turlama taktiği ve sakin kalabilmem sayesinde 4 sorusunu doğru yapabilmiştim.

Ve eğer karar verdiyseniz torpil var bilmem ne sözlerine kulak tıkayın çünkü gerçekten çalışınca oluyormuş… 🙂

Söz Semra Dilekçi’de 🙂

Demek ki “doğru” evlilik, içinde “dayanışma” olan evlilik hiçbir şeye engel değilmiş. Yeter ki ufkumuz biraz geniş olsun. Sofra toplamayı kadın işi, eve ekmek getirmeyi erkek işi olarak görmeyelim. Erkek ev işi de yapacak. Kadın kocasını yoğun iş girdabından kurtarmak da isteyecek. Arkadaşımızın kendini geliştirme azmini ayrıca takdir ediyorum. Eğer o istemeseydi bir başkası onu zorla o masaya oturtamazdı. İlham olması dileğiyle..

BENZER KONULAR